Simetri dışarıda seyrek, çatı altında sıradandır. Bir katedralin orta nefi, bir gar salonu, tekrarı anlamını yitirene kadar sürüp giden pencere sırası — hepsi birinin cetvelle verdiği kararlardır. Doğa ise yalnızca yaklaşık olanı sunar: bir gece kelebeği, sabahın dördünde içinde rüzgâr olmayan bir göl, yalnızca belli bir patikadan bakınca dengeli görünen bir dağ.
Simetrik fotoğrafı zor kılan şey, kendi notunu kendisinin vermesidir. Orta eksenden iki derece şaşın, kare sizi ele verir; göz konuyu okumadan önce iki yarıyı karşılaştırır ve bunu kendisinden istenen hemen her işten daha hızlı yapar. Böyle çalışanlar örtücüyü açmaktan çok ayaklarının yerini düzeltmekle vakit geçirir; sonunda düzeltilen o küçük eğiklik de ancak ortadan kalkınca fark edilir.
Karşılığında omurgası olan bir görüntü kalır. Simetrik bir duvar kâğıdı ekranın tam ortasına dikey bir eksen kurar; orası genellikle hiçbir şeyin konmadığı yerdir: ne simge, ne saat, ne de yeni klasör (2) adında bir şey. Kalabalık köşeleri masaüstüne bırakır, sakin ortayı kendine ayırır.