Yalnız Ağaçlar: Tek Bir Konu ve Bolca Toprak
Bir ağaç, açık bir tarla ve insanın nereye duracağına dair ani soru.
Tek başına duran bir ağaç ormandan daha nadir değildir, yalnızca görülmesi daha kolaydır. Açık arazide göz hangi gövdenin önemli olduğunu tartışmayı bırakır ve kalan her şey mesafeye, havaya ve ışığa dönüşür. Fotoğrafı çeken genellikle içgüdüsünün söylediğinden daha geriye gider; çünkü boşluğun ağaca ihtiyacı, ağacın boşluğa duyduğu ihtiyacın yanında hiç kalır.
Objektif niyetini çabuk belli eder. Uzun odak uzaklığı tarlayı yassıltır, ufku dalların hemen arkasına çeker ve ağaç gökyüzüne bastırılmış gibi görünür; geniş açı toprağı geri verirken bu şeyin ne kadar küçük olduğunu da itiraf eder. Sis burada işe yarar: ağacın işine yaramayanı siler — bir çit, toprak bir yol, üç yüz metre ötedeki ikinci ağaç.
Ekranda bu düzen kalabalık kareler kadar çabuk yorulmaz. Simgeler boş tarlaya oturur, hiçbir şeyin üstünü örtmez; dallar her parlaklıkta biçimini korur. Birkaç gün sonra ağaçtan önce gökyüzünün geçişini fark edebilirsiniz; dışarıda da sıra aşağı yukarı böyle işler.