Menderesler: Düz Çizgiyi Koruyamayan Nehirler
Yukarıdan bakıldığında ova nehri defalarca kendi üzerine kıvrılır ve her dirsek, suyun en sert yüklendiği yeri kaydeder.
Düz arazideki bir nehir nadiren uzun süre dümdüz kalır. Yatak kıvrıldığında, dirseğin dış tarafındaki su daha hızlı akar ve kıyıyı oyar; iç taraftaki yavaş su ise kum ve silt bırakır. Yıllar geçtikçe dış kıyı geri çekilir, iç kıyı büyür ve her dirsek yavaş yavaş daha derin bir dirseğe dönüşür. Jeomorfologlar tam bir menderesin uzunluğunu yatak genişliğinin kabaca on ila on dört katı olarak hesaplar; bu oran küçük derelerden büyük nehirlere kadar şaşırtıcı biçimde tutar.
Hava fotoğrafları bu süreci okunur kılar, çünkü her dirseğin iç yanı genellikle açık renklidir: taze kumdan nokta setleri, bazen eski su kenarlarını işaretleyen, birbirinin içine geçmiş kavisli genç söğüt sıraları tarafından kesilir. Dış kıyı daha koyu ve diktir, çoğu zaman altı oyulmuştur ve ağaçlar üzerinde suya doğru eğilir. İki dirsek birbirine doğru büyüdüğünde bir sel sonunda aradaki dar boğazı keser ve nehir o halkayı terk eder. Geride kalan halka, hilal biçimli bir menderes gölü olarak yavaşça sazlıkla dolar.
Uçak penceresinden bakınca bütün desen kasıtlıymış gibi görünür; sürekli fikrini değiştiren bir elin çizdiği bir çizgi gibi. Ekranda da benzer bir nedenle dikkati tutar: sakin bir yeşil ya da kahverengi alanın üzerinden geçen tek güçlü kıvrımlı çizgi, onu sabitleyecek bir ufuk ve belli bir alt ya da üst olmadan. Göz suyu ekranın bir kenarından ötekine kadar izler, sonra tam olarak karar vermeden yeniden baştan başlar.